ÖĞÜTÜLMÜŞ ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ
En güçlü antioksidanlardandır. Patojenik hasatalıkların oluşumuu önlemeye , hormonal dengeyi korumaya , yaşlanma sürecini geciktirmeye , cildin daha sıkı olmasına , cilt lekelerinin giderirlmesi ile cilt kırışıklıklarının önlenmesine yardımcı bileşikler olduğu bildirilmiştir.
Genel Bilgiler
Uluslararası Altın Kalite Ödülü - Cenevre/Madrid
Aksu Vital Grubu, bir mühendislik emeği olan ürünlerini, doğadan aldığı gibi bozmadan, İbn-i Sina ekolünün birikimini çalışmalarına katarak, uzman kadrosuyla, hijyenik ortamda, modern tesislerinde, uluslar arası standartlarda, doğal beslenme-temiz çevre-sağlıklı toplum felsefesiyle hareket ederek, tamamen natural, şifa değeri olan, sağlıklı, besleyici, fitoterapik ve apiterapik ürünler geliştirerek insan sağlığına hizmet etmeyi amaç edinmiştir.
ISO9001 Belgesi
Aksu Vital tamamen naturel ve katkısız doğal ürünlerini, hijyen teknolojisi ile birleştirerek, ISO 9001 Uluslar Arası Kalite Belgesini'nin sahibi oldu.
ISO 9001 İnternational Organization for Standardization kalite güvencesi, ürününün belirlenen kriterleri karşılaması amacıyla ve yeterli güvenin sağlanması için gerçekleştirilen planlı ve sistematik etkinliklerinin toplamı olarak kabul ediliyor.
HACCP
Üretim kalitesini uluslararası kalite belgesi HACCP' le tescilledi. 4 Mart 2003 tarihinde Uluslararası Kalite Onay kuruluşu "WCS" tarafından bütün ürünlerinin Avrupa ve dünya standartlarında kaliteye sahip olduğunu onaylanan Aksu Vital, hizmet kalitesinde çıtayı her geçen gün yükseltiyor.
AB ülkelerinde gıda üretimini ve satışını yapan bütün firmaların, "Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi" anlamına gelen HACCP (Hazard Analysis of Critital Points) belgesini almaları bir zorunluluk.
İçindekiler
Üzüm çekirdeği öğütülmüş.
Kullanım Şekli
Sabah, akşam yetişkinler için 1 tatlı kaşığı alınması tavsiye edilir.
Meyvesi gibi, üzümün çekirdeği de insanlığın hizmetine sunulan ayrı bir ürün. Üzüm çekirdeğinin keşfi ve yararları üzerine söylenecek çok fazla söz var. Üzüm çekirdeğinin keşif öyküsü şöyle;
Üzüm çekirdeğinin yararlı etkileri 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi'nden emekli Fransız tıp profesörü ve kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakülte dekanının eşine, dekan tarafından verilmiş.
Dr.Masquelier o günü şöyle anlatıyor;
"Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü. Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye düşündüm. Sonra dekanın eşine üzüm çekirdeği verdiğini gördüm. Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşti. O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm"
1950'de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa'da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş. Dr.Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar. Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış. "Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir" diyor Dr.Masquelier. Diş eti kanaması olanlar da kullanmalı. Peki üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Dr.Masquelier'in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde:
"Sabahları dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer, ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdaripsinizdir ve üzüm çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder".
1995 yılında İtalya'da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve uzun sureli etki gösterdiği bulunmuş. 1985 yılında da Fransa'da 92 hasta üzerinde yapılan kontrollü deneyde, 28 gün boyunca 300 miligram üzüm çekirdeği almanın, ağrı, karıncalanma, geceleri oluşan bacak krampları ve şişkinliği yüzde 50'den daha fazla azalttığı gösterilmiş.
Üzüm çekirdeğinin diğer bir faydası ise gözlere. Gece görüşünde önemli olan parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor.
Göz Bozuklukları
Yine Fransa'da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği almakla, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma hızının arttığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği ürününün, bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyopisi olanlarda retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.
Yüksek Tansiyon
Üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye yardımcı olabileceği de belirtiliyor. Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor. Dr.Miklos Gabor'un yaptığı araştırmada üzüm çekirdeği yüksek tansiyonlu deneklerde kılcal damarları güçlendirmiş.
Kozmetik Dünyası
Üzüm tanelerinin hücreleri koruyan zengin maddeler içerdiğini keşfeden kozmetik dünyası, içinde üzüm özü bulunan yüz ve vücut kremleri, dudak koruyucuları ile hem cildimizi koruyan hem de güzelliğimizi besleyen ürünler üretiyor. Üzümde ve üzüm çekirdeği yağında bulunan polyphenoller, yani cildi kuvvetlendiren güçlü nem tutucular, cildi besliyor. Ayrıca üzüm polyphenolleri güçlü serbest radikallere karşı etkili bir koruma sağlıyor. Bu özellikleriyle üzüm, kozmetik alanında da kullanılan başlıca maddelerden. Güneş ışınları, sigara, stres ve diğer negatif çevre etkileri, cildimizin daha çabuk yaşlanmasına sebep oluyor. Bu olumsuz dış çevre faktörleri nedeniyle, cildimiz kırışmaya başlıyor ve esnekliğini kaybediyor. İşte kozmetik ürünlerinin içinde bulunan üzüm özleri ya da suyu, bu olumsuz etkilere karşı cildin güçlenmesini sağlıyor. Ayrıca hafif meyve asitleri ve üzüm çekirdeği yağı da cildimizi koruyan etmenler arasında bulunuyor.
Sonuç olarak bu kadar şeyi üzüm çekirdeği nasıl yapıyor dersek, ekstrenin içeriğinde şunlar bulunuyor;
Proanthocyanidin
Turunç Bio-flavonoidleri (%40 Hesperidin: Turunçgillerde bulunan bir bioflavonoid ve vitamin C ailesinin önemli bir parçası) Kozmetik amaçlı kullanılmak isteniyor ise; bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel olmak, cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlamak ve buna benzer güzellik ürünü olarak üzüm çekirdeğinin tavsiye edilen miktarı, günde 150 ile 300 miligramdır.
Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram. En güzel tarafı da üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş olması. Yine de her ihtimale karşı hamilelik, emzirme gibi durumlarda kullanımına ara verilebilir.
Kimler kullanmalı?
Kan damarları için yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler
Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
Cildi cansız ve solgun görünenler
Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler
Kalple ilgili sorunları olanlar
Ani kalp krizi riski olanlar
Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar
Şişlikler ve allerjik ödemlerde
Yüksek tansiyonu olanlar
Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
Şeker hastalığı olanlar
Varis ve hemoroid gibi soruları olanlar
Üzüm çekirdeği bu hastalıkların bir çoğunda damarları tedavi edici özelliği sayesinde başarılı oluyor.